Politika

Çocuk Koruma Kanunu Teklifi'nde Kritik Görüşmeler

TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeler içeren Çocuk Koruma Kanunu Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Muhalefet, teklifi yetersiz ve sorunlu bulurken, iktidar partisi kapsamlı bir çocuk adaleti düzenlemesi olduğunu savundu. Görüşmeler yarına ertelendi.

5 Ağustos 202611 dk okuma0 yorum
Çocuk Koruma Kanunu Teklifi'nde Kritik Görüşmeler
Reklam Alanı · 728×90

TBMM Genel Kurulunda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.Teklifin tümü üzerine söz alan Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, kanun teklifinin esas ve içeriğinin sorunlu ve yetersiz olduğunu savundu.Çocuğun sağlığını, ailesini ve gelişimini tali gören, cezayı ve güvenliği esas alan bir kanun teklifi sunulduğunu dile getiren Esen, "Bu haliyle bu kanun teklifi sorunları çözmekten uzak, derde derman olmaz, üzerine çalışılmalı ve iyileştirilmeli mutlaka çünkü yaşananlar ve veriler kapsamlı bir sistem ihtiyacını bizlere söylüyor hatta zorunlu kılıyor." diye konuştu.Elif Esen, kanun teklifinin görüşüldüğü komisyonun çalışma usullerini de eleştirdi.İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, çocukların hayatını ve geleceğini doğrudan etkileyecek böylesine kapsamlı bir metni layıkıyla incelemek için verilen sürenin yeterli olmadığını söyledi.Parti olarak çocuk adaleti sisteminde çocuğun üstün yararı ile mağdurun adalet beklentisini asla birbirinin alternatifi şeklinde görmediklerini anlatan Olgun, "Bir çocuğun korunması işlediği ağır suçun mazur görülmesi anlamına gelmemektedir.

Caydırıcılığın sağlanması da çocuğun rehabilite edilerek yeniden topluma kazandırılma hakkını ortadan kaldırmamaktadır." ifadelerini kullandı.Hakan Şeref Olgun, teklifin kasten öldürme ve neticesi sebebiyle yaralama gibi geri dönüşü olmayan suçlarda 15-18 yaş grubu için indirim uygulama imkanı getirmesini, 12-15 yaş grubunda ise hakime daha ağır indirim uygulama yetkisi tanımasını, tekerrür yaşının 18'den 15'e indirilmesini isabetli bulduklarını dile getirdi.CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, teklifin yalnızca maddeleri üzerinden değil, dayandığı Anayasa bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Böylesine kapsamlı bir düzenlemenin sağlıklı bir yasama sürecinin gerektirdiği usuller işletilmeden Meclis gündemine getirildiğini ileri süren Bektaş, teklifin kendi gerekçesiyle kendi hükümleri içerisinde tenakuz barındırdığını iddia etti.Bektaş, şu ifadeleri kullandı: "Bir yandan çocukların korunmasından söz ederken, diğer yandan çocuklara uygulanan yaş indirimleri sınırlandırılmakta, tekerrür hükümlerinin kapsamı genişletilmekte, çocuk lehine infaz düzenlemelerini daraltmakta ve kapalı ceza infaz kurumlarını esas alan yeni bir anlayış benimsemektedir.

Bu teklif, hastalığın teşhisini doğru koyup reçeteye bambaşka bir ilaç yazmaktadır. Sosyal politikaların boşluğu ceza tedbirleriyle doldurulamaz. Sosyal devletin yokluğu çocuğa fatura edilemez.

Çocuk adalet sistemi yetişkin ceza hukukunun küçültülmüş bir modeli değildir.""Mağdurların hakkını savunacağız derken çocuklarımızı tamamen gözden çıkaramayız"MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, çocukların suça sürüklenmesinin aileyi, eğitimi, sosyal politikaları, dijital dünyayı, ekonomik şartları ve güvenlik politikalarını aynı anda ilgilendiren çok yönlü bir toplumsal mesele olduğunu kaydetti.Son yıllarda herkesi derinden yaralayan olaylara şahitlik ettiklerini söyleyen Öztürk, "Bıçaklı saldırılar, akran şiddeti, ölümle sonuçlanan çocuk suçları, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmaya başlanması, suç işleme yaşının giderek düşmesi, bütün bunlar mevcut sistemin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir.

Çocuklarımızı koruyacağız derken çocuk mağdurlar yaratmaktayız. Yaratılan bu mağdurları da unutmamız bizden beklenemez. Mağdurların hakkını savunacağız derken çocuklarımızı da tamamen gözden çıkaramayız.

Asıl mesele bu iki değeri aynı anda koruyabilmektir." dedi.Çocuğun suça yönelmesinde aile, eğitim ve çevrenin etkisine işaret eden Öztürk, "Mevzuatta kullanılan 'suça sürüklenen çocuk' ifadesinin de 'adli süreçteki çocuk' biçiminde değiştirilmesi de önemlidir. Soruşturma veya kovuşturma tamamlanmadan çocuğu peşinen suçlu olarak tanımlamak yerine hukuki süreci tarif eden bir kavram benimsenmektedir.

Hukukun dili yalnız kelimelerden ibaret değildir, kamu görevlisinin yaklaşımını ve çocuğun kendisini algılama biçimini etkiler." şeklinde konuştu."Suçun şahsiliği hak getire"DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, çocuk adalet sisteminde köklü ve radikal değişimler yaratacak bu yasa teklifinin mevcut haliyle yasalaşmasının gelecekteki on yılları etkileyeceğini ve geri dönülmez sonuçlara yol açacağını anlattı.Acının öfkeye, öfkenin ise çocuk haklarını ortadan kaldıran yasalara dönüşmesine razı gelemeyeceklerini ifade eden Ayan, "Çocukları daha uzun süre cezaevinde tutmayı değil, çocukları suça iten yoksulluğu, eşitsizliği, şiddeti, ihmali, istismarı, bağımlılığı ve çocukları koruyamayan kamu politikalarını konuşmak zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.Teklifle, suça karışan bir çocuğun ailesinin de cezalandırılacağını anlatan Ayan, "Suçun şahsiliği hak getire, devletin kendi yükümlülüğü hak getire.

Bunları yerine getirmiyor, bir de bu yükü kime yüklüyor, çocuğun ailesine yüklüyor. Bu yapılmak istenen düzenlemeler sorunları çözmeyecek arkadaşlar, daha çok büyütecek." diye konuştu.Yeni Parti Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, çocuğun üstün yararı, sosyal devletin pozitif yükümlülükleri, ölçülülük ve yeniden topluma kazandırma ilkelerinin esas alınması gerektiğini belirtti.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Bu yöntemin teklifte uygulanmadığını ileri süren Ünver, "Teklif eksik kalmış, Komisyondaki olumlu katkılarımız da dikkate alınmamıştır. Hukuksuzluklarını 'adalet yüzyılı' sloganıyla kapatmaya çalışan AKP ülkede temel hak ve özgürlükler açısından hiç sorun yokmuş gibi davranıyor, herkes de öyle yapsın istiyor." ifadelerini kullandı."Ceza hukuku düzenlemeleri gereklidir ancak tek başına yeterli değildir"Teklifin ilk imza sahiplerinden ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, çocukları, aileleri ve toplumun geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu görüştüklerini vurgulayarak, çocukların suça temasına sadece bireysel risk faktörleri açısından değil, çok boyutlu ve bütüncül bir perspektifle yaklaşılması gerektiğini kaydetti.Müşerref Pervin Tuba Durgut, "Teklif, çocuk suçluluğunu sadece ceza hukuku ekseninde ele alan bir düzenleme değildir, aksine teklifimiz koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal inceleme, aile sorumluluğu, bağımlılıkla mücadele, dijital riskler, infaz ve rehabilitasyonu ile kurumlar arası koordinasyon başlıklarını birlikte değerlendiren çok yönlü bir yaklaşım benimsemektedir.

Bu yaklaşım, Çocukların Suça Sürüklenmesine Yol Açan Nedenleri Araştırma Komisyonumuzun ulaştığı temel sonuçlarla da büyük ölçüde örtüşmektedir." şeklinde konuştu.Araştırma komisyonunun yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Durgut, şunları kaydetti: "Bütün bu çalışmalar bize şunu göstermiştir, çocukların suça karışmasını azaltmak için ceza hukuku düzenlemeleri gereklidir ancak tek başına yeterli değildir.

Erken tespit, aile desteği, okula devam, psikososyal müdahale, ruh sağlığı hizmetleri, bağımlılık tedavisi, bireyselleştirilmiş rehabilitasyon ve kurumlar arası koordinasyon birlikte çalışmalıdır. Görüşmekte olduğumuz teklif de bu bütüncül yaklaşım üzerine kurulmuştur. Bu teklif, çocuğu suçtan korumayı, suça karışmış çocuğu yeniden topluma kazandırmayı, mağdurun hakkını gözetmeyi ve toplum güvenliğini sağlamayı birlikte hedefleyen kapsamlı bir çocuk adaleti düzenlemesidir."AK Parti İstanbul Milletvekili Durgut, düzenlemeyle çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimlerini ortadan kaldırmadıklarını, çocuklara özgü ceza sorumluluğu sistemini muhafaza ettiklerini belirterek, "Ancak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi ağır sonuçlar doğuran suçlarda hakimin somut olayın özelliklerini daha geniş biçimde değerlendirmesine imkan tanıyoruz." dedi."Hassas dengeyi korumamız gerekiyor"Görüşmelerin ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, milletvekillerinin sorularını cevapladı, değerlendirmelerde bulundu.Teklif hakkında dile getirilen "Anayasa'ya aykırılık" iddialarının düzenlemelerin yerindeliğine ilişkin değerlendirmelerden ibaret olduğunu belirten Yüksel, teklifle çocukların üstün yararı ilkesinin korunduğunu söyledi.Teklifte yer alan düzenlemeyle çocuklara özgü ceza sorumluluğu sisteminin korunduğunu aktaran Yüksel, şöyle devam etti: "Toplum vicdanını derinden yaralayan, ağır sonuçlar doğuran bazı suçlar bakımından ceza adaletinin gerekleri gözetilerek yaş küçüklüğü indiriminin daha dengeli uygulanmasının sağlandığını görüyoruz.

Burada tabii ki çocuğun üstün yararı vazgeçilmez bir Anayasal ilke ancak bu ilke mağdurların haklarını, kamu düzenini ve toplumun güvenliğini tamamen göz ardı eden mutlak bir ayrıcalık olarak da yorumlanamaz. Hukuk devleti hem suça karışan çocuğu korumak hem de suçtan zarar gören bireyin adalet beklentisini karşılamakla yükümlüdür.

Dolayısıyla bu hassas dengeyi korumamız gerekiyor."Teklifin neden hazırlandığı yönündeki soruyu yanıtlayan Yüksel, "Kanun teklifi, başta çocuklarımız olmak üzere tüm toplumun korunması bağlamında çocuk suçluluğuyla daha etkin mücadele edilmesi, çocukların ıslah süreçlerinin daha yapıcı, etkin ve fonksiyonel gerçekleştirilmesi, ailelere kamu kurum ve kuruluşları olarak konuyla ilgili önemli sorumluluk ve yükümlülükler verilmesi hususunu düzenlemektedir." ifadesini kullandı.Cüneyt Yüksel, çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerde koruma, önleme, erken müdahale, etkin soruşturma ve kovuşturma, rehabilitasyon ile topluma yeniden kazandırma süreçlerinin birbirini tamamlayan halkalar şeklinde ele alınması gerektiğini vurguladı.TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, şunları kaydetti: "Tüm dünyada suçun doğası değişmekte.

Şiddet sarmalı ne yazık ki yaş tanımamakta ve suça karışma yaşı giderek düşmektedir. Daha da endişe verici olan ise örgütlü suç yapılarının çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak, onları suçun bir faili değil adeta bir aracı hali haline getirmeye çalışmalarıdır. Dolayısıyla çocuğun eline kalem yerine silah, kitap yerine bıçak tutuşturmaya çalışan bu anlayışa sessiz kalmamız mümkün değil."Teklifin maddelerine geçilmesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl birleşime ara verdi.

Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bingöl, birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

#Politika#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.